Anal Fistül

Anal Fistül

ANAL FİSTÜL

Makat içindeki bağırsak bölümü (birincil ağız veya primer orifis) ile deri arasında (ikincil ağız veya sekonder orifis) normal dışı bir bağlantının oluşmasına ise anal fistül veya tıbbi deyimi ile ‘’perianal fistül’’, ‘’anorektal fistül’’ veya ‘’anal fistül’ adı verilir.

ANAL FİSTÜL VE ANAL APSE

anal fistülanal fistül ne anlama gelir?

İki vücut bölgesi arasında normalde olmaması gereken bir bağlantının (kanalın veya tünelin) oluşmasına fistül denir. Makat içindeki bağırsak bölümü (birincil ağız veya primer orifis) ile deri arasında (ikincil ağız veya sekonder orifis) normal dışı bir bağlantının oluşmasına ise anal fistül veya tıbbi deyimi ile ‘’perianal fistül’’, ‘’anorektal fistül’’ veya ‘’anal fistül’’ adı verilir. Nerede ise olguların tümünde, geçmişte olan bir apse sonucunda oluşan anal fistül, apsenin geliştiği salgı bezi ile apsenin boşaldığı cildi birbirine bağlayan tünel gibi küçük bir kanaldır.

Anal fistülnün tarihçesi nasıldır?

Anal fistül sorununu ilk olarak, modern tıbbın atası olarak kabul edilen Hipokrat (MÖ 460 – 370) tanımlamıştır. Daha sonra İngiliz Cerrah John Arderne (1307-1390) anal fistül tedavisinde fistülotomi ve seton girişimlerini tanımlamıştır. Tarihi bilgilere göre Fransa Kralı 14. Louis, anal fistül nedeniyle ameliyat edilmiştir. Daha sonra, 19. ve 20. yüzyıllarda, o dönemlerin en ünlü cerrahları olan Goodsall, Miles, Milligan, Morgan, Thompson ve Lockhart-Mummery anal fistül tedavisi konusunda birçok ameliyat tekniğini tanımlamışlardır.

Goodsall kuralı nedir?

Goodsall tarafından 1900 yılında tanımlanan kurala göre makat fistüllleri, makat derisinde yer alan fistül dış ağızdan makatı yatay olarak kesip makat içindeki dişli çizgiye (dentate line) doğru uzanırlar. Bu çizginin arkasında yer alan fistüller, arkada orta hatta doğru uzanırlar ve ‘’at nalı’’ şeklinde komplike makat fistüllerini oluştururlar. Makat köşesinden (anal verge) 3 cm mesafede olan fistüller burada istisna oluşturur.

Anal fistül ne sıklıkta görülür?

  • anal fistülne toplumda her 100.000 kişide 8-10 sıklıkta rastlanır.
  • Buda 1930-1939 yılları arasındaki dönemde, New York’taki hastanesine başvuran 77,372 hasta içinde, anal fistül oranını % 0.69 olarak belirlemiştir. Benzer şekilde Sainio 1984 yılında Helsinki’de, 100.000 kişideki anal fistül rastlanma sıklığını 8.6 olarak belirlemiştir.
  • Cinsiyet: anal fistül, erkeklerde kadınlara oranla 2 ile 7 kat daha sık olarak görülür.
  • Yaş: anal fistül 20-60 yaş aralığında ve ortalama 40 yaş civarında görülür.

Anal fistül nasıl oluşur?

Mide ve bağırsak sisteminin en son bölümünü oluşturan makat bölgesinin etrafında iki adet kas tabakası yer alır. Dış kas tabakası veya eksternal anal sfinkter, dışkıyı tutma işlevini sağlayan çizgili veya istemli kas liflerinden oluşur. İç kas tabakası veya internal anal sfinkter ise, düz veya istemsiz kas liflerinden oluşur ve kişi bu lifleri kontrol edemez. Her iki kas lifinin gaz ve dışkı tutma (kontinens) üzerinde ciddi etkileri vardır. Makat kanalının deri ile birleştiği yere açılan anal kripta adı verilen kıl ve ter bezleri mevcuttur. Bu bezlerin görevi, makatın kayganlığını sağlamak ve dışkılama işlevini kolaylaştırmaktır. Bu bezlerin iltihaplanmasına ’’anal kriptit’’ adı verilir ve sonrasında bağırsak ile cilt arasında bir tünel gelişir ki buna ‘’anal fistül’’ adı verilir.

Hangi hastalıklar anal fistülne neden olur?

  • Anal apsesi
  • Makat çatlağı
  • Crohn hastalığı
  • Bazı enfeksiyonlar: aktinomikoz, klamidya, HİV
  • Makat kanseri
  • Işın tedavisine (radyoterapi) bağlı: makat kanseri veya prostat kanseri nedeni ile tedavi sonrası

Anal fistülnün belirtileri nelerdir?

- Tekrarlayan makat apseleri

- Makatta şişlik

- Bağırsak hareketleri ve gaz çıkartmanın ağrılı olması

- Makattan kan gelmesi

- Makattan sarı renkli ve bazen kanlı ve kötü kokulu akıntı gelmesi

- Makat etrafında pişik veya ‘’anal dermatit’’ gelişmesi

- Ateş, titreme ve halsizlik gibi enfeksiyon belirtileri olması

Anal fistül gelişiminde, mevsimlerin etkisi var mıdır?

Vasilevsky ve Gordon anal fistülnün mevsimlerle ilişkisini araştırdıklarında, Haziran ayı içinde en fazla başvuru olduğu ve Ağustos ile Eylül aylarında ise başvuruların en düşük seviyede olduğunu belirlemişlerdir. Ancak, bu gözlem kişilerin senelik tatil dönemlerine denk geldiği için de az olabilir.

anal fistül’nün tanı ve tedavisi neden sorunludur?

Yukarıda belirtilen tarihçeden de anlaşılabileceği gibi, 2,500 yıldan beri bilinmekte olan anal fistül hastalığının tedavisi ameliyat sonrası nüks (% 2-10 oranında) veya tekrarlama oranlarının yüksek olması ve ameliyat sırasında dış makat kası (eksternal anal sfinkter) adı verilen dışkı tutma kasının yaralanma olasılığıdır ki, bu durum dışkı tutamama (% 0-20 oranında) ile sonuçlanır ve düzeltilebilmesi çok güç bir durumdur.

Anal fistül gelişiminde, kişisel hijyenin etkisi var mıdır?

Anal fistül veya Anal apsesi gelişmesinde, makat bölgesinin yeterince temiz tutulmaması (kişisel hijyen), taharetlenme veya makat bölgesi temizliğinin bir ilgisi olmadığı belirlenmiştir.

Anal fistül gelişiminde, dışkılama alışkanlıklarının etkisi var mıdır?

Anal fistül olan hastaların bazılarında kabızlık ve bazılarında da ishal mevcuttur. Bu nedenle, dışkılama alışkanlıkları veya bağırsak hareketleri arasında bir ilişki belirlenmemiştir.

Makat fistülleri nasıl sınıflandırılır?

1976 yılında Parks tarafından tanımlanan makat fistülleri için sınıflama sistemi, günümüzde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Başlıca dört tipte anal fistül vardır.

  1. İnter-sfinkterik fistül:

- Makat fistüllerinin en sık olan türüdür ve % 45’ini oluştururlar.

- Makat kanalı içinde yer alan dişli çizgiden başlayıp, makat cildinin başladığı noktaya (anal verge) uzanırlar.

- İç makat kası (internal anal sfinkter) ile dış makat kası (eksternal anal sfinkter) arasında yer alırlar.

  1. Trans-sfinkterik fistül:

- Makat fistüllerinin % 30’unu oluşturur.

- Dış makat kasını (eksternal anal sfinkter) kat ederek iskio-rektal çukura açılır ve oradan da makat derisine (perine) uzanır.

  1. Supra-sfinkterik fistül:

- Makat fistüllerinin % 20’sini oluşturur.

- Anal kripta adı verilen kıl ve ter bezlerinden çıkarak, makat kaslarının tamamını çevreledikten sonra iskio-rektal çukura açılır.

  1. Ekstra-sfinkterik fistül:

- Makat fistüllerinin % 5’ini oluşturur.

- Makat kaslarını ve dışkı tutmada çok önemli yeri olan levator ani kasına (leğen kemiği tabanını saran kas) ve oradan da rektum adı verilen bağırsağa uzanırlar.

Basit ve komplike makat fistüllerinin ayırımı nasıldır?

Basit anal fistül: tek bir fistül yolu (trakt) mevcut olup, dış makat kaslarının (eksternal anal sfinkter) % 30-50’sinden azı ile ilişkilidir.

Komplike anal fistül: birden fazla fistül yolu (trakt) mevcut olup, dış makat kaslarının (eksternal anal sfinkter) % 30-50’sinden fazlası ile ilişkilidir.

anal fistül hangi hastalıklarla karışabilir?

- Bartolin (Bartholin) bezi apsesi

- Yağ kisti

- Ter bezi iltihabı (köpek memesi, hidrozadenit)

- Tüberküloz

- Aktinomikoz

- Kemik iltihabı (osteomyelit)

- Makat kanseri

- Rektum kanseri

- Kıl dönmesi

- Makatta kaşıntı

- Crohn hastalığı: Bir iltihabi bağırsak hastalığı olan Crohn hastalığında % 15-40 oranında anal fistül gelişmektedir.

- Proktit: bel soğukluğu (gonore), frengi (sifiliz), klamidya mikropları ile olur.

- Prostat iltihabı (prostatit)

anal fistül’nün tanısı nasıl konulur?

  1. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): makat kanalına (anal kanal) yönelik gerçekleştirilen ilaçlı (kontrastlı) manyetik rezonans görüntüleme ile fistülün makat kanalı içindeki seyrini, uzunluğunu, genişliğini, dışkı tutma kası (dış makat kası veya eksternal anal sfinkter) ve leğen kemiğinin taban kasları ile ilişkisini ortaya koymaya yarar.
  1. ERUS: endorektal ultrasonografi veya ERUS yada sadece makat kanalını inceleyen ultrasonografi (endoanal ultrasonografi - EAUS) ile fistül yolunun (traktus) seyri araştırılır. ERUS bir endokopist tarafından endoskop’un ucuna takılmış olan mini bir ultrason cihazı (miniprob) ile veya bir Radyoloji Uzmanı tarafınan rektal prob adı verilen ultrason ucu ile makattan girilerek yapılabilir. Buradaki amaç, fistülün seyri sırasında dışkı tutma kası (dış makat kası, eksternal anal sfinkter) veya leğen kemiğinin taban kasları ile ilişkisini anlamak ve ameliyat öncesindeki planlamayı detaylı yaparak ameliyata hazırlanmaktır. Manyetik rezonans görüntülemeden farkı ultrason probu adı verilen parmak kalınlığında bir cismin makat içine yerleştirilmesi ile gerçekleştirilmesidir.
  1. Fistülografi: fistül ağzından ilaç vererek röntgen çekilmesidir. Fistülografi ile; fistülün uzunluğu, yerleşimi, dışkı tutma kası (dış makat kası veya eksternal anal sfinkter) ve leğen kemiğinin taban kasları ile ilişkisi anlaşılmaya çalışılır. Manyetik rezonans görüntülemenin yaygınlaşması ile birlikte, bu yöntem nadir olarak tercih edilmektedir.
  1. Endoskopi: Anoskopi ile sadece makat kanalı incelenebilir, yada rektoskopi, sigmoidoskopi veya kolonoskopi gibi daha detaylı incelemeler yapılarak özellikle tekrarlayan makat fistüllerinde altta yatan iltihabi bağırsak hastalığı (Crohn hastalığı) vb. varlığı araştırılır.

Makatta fistül kansere yol açar mı?

anal fistül hastalığı çok uzun yıllar (yaklaşık 8-10 yıldan fazla) devam ederse, fistül olan bölgede oluşan tahribat sonucu nadiren makat kanseri (anal kanser, anüs kanseri) gelişebilir. Bu olgularda % 44 oranında kolloid kanser, % 34 oranında skuamöz kanser ve % 22 oranında adenokanser gelişir. Bundan dolayı oluşan şikayetler, öncelikle bir Genel Cerrahi Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Doktor kontrolü dışında, dost tavsiyesi ile gelişi güzel kullanılan ilaçlar, hastalığın ilerlemesine neden olabilir.

Anal fistülnün tedavisinde ana prensipler nelerdir?

Tedavideki ana ilke bağırsak (birincil ağız) ile deri arasında (ikincil ağız) gelişmiş olan tüneli (fistül) ortadan kaldırmaktadır. Genellikle fistülün iç ve dış ağızlarını birleştiren bir kesi veya ‘’fistülotomi’’ yapılması tercih edilir. Bu işlem sırasında makat bölgesini kontrol eden kasların bir kısmı da kesilir. Fistülün dışkıyı kontrol eden kas (dış makat kası, eksternal anal sfinkter veya istemli kas) ile fazla ilişkisinin olduğu belirlenirse, bu durumda aşamalı onarım tercih edilerek, işlem ikinci bir ameliyat ile pekiştirilebilir. Dışkıyı tutmaya yarayan dış kas liflerini kesmek gereği varsa, bu halde ‘’seton işlemi’’ tercih edilir. Seton işlemi tünelin iç ve dış ağızlarının bir ip, naylon veya bir lastik ile birleştirilmesi ile gerçekleştirilir. Bu işlem ile fistül devamlı açık kalarak dışarıya sürekli boşalır ve böylelikle Anal apsesi gelişmez ve dışkıyı tutmaya yarayan dış kas liflerinin yaralanmaması avantajını getirir. Daha komplike vakalarda mukoza kaydırma yöntemi gibi tekniklere başvurulması gerekebilir. Ayrıca, ameliyat sırasında makat bölgesine markain, bupivakain gibi bölgesel anestezik maddeler enjekte edilir ve böylelikle ameliyat sonrasında hastanın ağrısı belirgin şekilde azaltılmış olur ve böylelikle ağrı kesici ilaçların gereksiniminde belirgin azalma olmaktadır.

anal fistül kendiliğinden iyileşebilir mi?

anal fistül olgularında % 6-13 oranında kendiliğinden kapanma gerçekleşir.

anal fistül tedavi edilmezse ne olur?

1. Vücutta sürekli bir enfeksiyon odağı barındırarak diğer organların enfeksiyon riski taşımasına yol açar. Dönem dönem halsizlik, terleme, eklem ağrıları vb. yakınmalara neden olabilir.

2. Basit bir anal fistül tedavi edilmediğinde makat kaslarını ve leğen kemiği (pelvik taban) kaslarını tutarak, hem tedavisi çok daha güç bir duruma gelir, hem de tedaviye rağmen nüks oranı çok artar.

3. anal fistül hastalığı 8-10 yıldan uzun süre devam ederse, fistül olan bölgede oluşan tahribat sonucu nadiren makat kanseri gelişebilir.

anal fistül tedavisi

Ameliyatsız teknikler

Tıkaç tekniği: anal fistülnün tıkaç (GORE® BIO-A® Fistula Plug) ile tıkanması prensibine dayanır. Bu teknikte kullanılan tıkaç, domuzların ince bağırsağından yapılan steril ve geri dönüşümlü bir maddedir. Fistülün derideki (dış) ağzından içeriye tıkaç maddesi verilir ve daha sonra her iki ağzı dikilerek kapatılır ve böylelikle fistülün doğal yolla iyileşmesi hedeflenir. anal fistül tedavisinde tıkaç tekniği ile başarı oranı başlangıçta % 80 olarak bildirilmesine karşın, günümüzde başarı oranının % 30-50 arasında olduğu görülmüştür. Tıkaç tekniğinin seton tekniği ile birlikte uygulanması durumunda, başarı oranlarının daha arttığı bildirilmektedir.

Fibrin yapıştırıcı tekniği: Fibrin yapıştırıcı (fibrin glue - Surgisis AFP® - Cook Surgical) adlı yapışan geri dönüşümlü bir maddenin fistülün içine bir kateter ile son noktaya kadar gidilip, yavaş yavaş geriye çekilerek verilmesi prensibine dayanır. Hastaya fazla bir yük getirmez ve gazı veya dışkıyı tutamama (inkontinens) sorununa yol açmaz. anal fistül tedavisinde fibrin yapıştırıcı uygulamasının başarı oranı % 60-70 ve uzun dönemde tekrarlama oranı % 70-100 olarak bildirilmektedir.

anal fistül ameliyatları

Lazer tekniği: 1,470 nm dalga boyunda ve 13 watt gücünde lazer, komplike makat fistüllerinin yolunun fırça ile temizlendikten sonra ince bir lazer çubuğu ile fistül tünelinin 360o dairesel olarak (radyal fiber ile) yakılarak fistül yolunun kapatılmasıdır. Bu teknik İngilizce kaynaklarda ‘’Fistula laser closure’’ veya kısaltılmış adı ile ‘’FILAC’’ olarak veya ‘’Laser ablation of the fistula tract’’ yada kısaca ‘’LAFT’’ adlandırılmaktadır. Lazer ile fistül kapatılması tekniği ilk olarak 2011 yılında Almanya’da Wilhelm tarafından tanımlanmış ve özellikle komplike anal fistül olan hastalarda lazer tedavisi ile ortalama % 70-90 civarında başarı bildirilmiştir. Buradaki ana amaç, boşluğun adeta silikon ile dolgu yapar gibi, lazer ile yakılarak kapatılmasıdır. Ameliyat sonrası çok az makat ağrısı ve makatta yanma ile seyreden ve sonuçları gayet iyi olan güncel bir tekniktir.

VAAFT tekniği: Video-assisted anal fistula treatment veya video yardımlı anal fistül tedavisi ifadesinin baş harflerinden oluşur. Meinero ve Mori 2011 yılında yayınladıkları çalışmalarında, komplike anal fistül olan 136 hastada VAAFT tekniğine ait 1. fistüloskop (fistül ağzından içeriye yerleştirilen, 18 cm uzunluğunda, 3.3 x 4.7 mm çapında ve 8o açılı teleskop, 2. endoskopik fırça 3. siyanoakrilat (Japon yapıştırıcısı gibi tutkal) içeren hazır kiti kullanmışlardır. Fistül yoluna % 1 glisin-mannitol solüsyonu verilerek genişletilir ve ardından fistüloskop fistül yolu (traktı) boyunca tüm yönlerde ilerletilir ve fistülün iç ağzı bulunmaya çalışılır. Fistül iç ağzı ortalama 5 dakika içinde bulunduktan sonra, buraya askı amacı ile iki veya üç dikiş atılır. anal fistülnün dış ağzından iç ağzına doğru birer santimetre aralıklarla ilerleyerek bir yandan serum verilir ve diğer yandan fistül yolu koter ile yakılır ve ardından fırça yardımı ile kazınır. Bu sırada makattan bir dikiş cihazı (lineer stapler) yerleştirilerek veya direkt olarak dikiş atarak fistül iç ağzı kapatılır. Olguların % 25’inde kendiliğinden kapanabildiği için iç fistül ağzını bulabilmek mümkün olmamaktadır. Dikiş hattına tekrar fistül oluşumunu engellemek amacı ile ek olarak bir kateter yardımı ile siyanoakrilat yapıştırıcı maddesi uygulanır. Bir yıllık takip süresinde hastalarda % 87 oranında başarıya ulaşılmıştır. VAAFT tekniği özellikle birden çok yolu (trakt) olan makat fistüllerinde avantaj sağlamaktadır

VAAFT tekniğinin avantajları

- Ek bir kesi yapılmasına gerek kalmadan, anal fistül akıntısının geldiği, dış fistül ağzından uygulanabilmesi - - anal fistülnün (eğer varsa) yan dallarının belirlenebilmesi, fırça ile kazınması ve koter veya lazer ile yakılarak yok edilebilmesi

- anal fistül iç ağzının görülerek dikilebilmesi veya kapatılabilmesi

- Ek makat apselerinin (eğer varsa) belirlenebilmesi

- anal fistülnün tipinin belirlenebilmesi

- İltihabi şişlikler ve iyileşme dokularının (fibrozis) belirlenebilmesi

- Makat kasları arasındaki (intersfinkterik) şiddetli enfeksiyonun (sepsis) belirlenebilmesi

VAAFT tekniğinin uygun olmadığı olgular

- Submuköz makat fistülleri

- Alçak perianal fistüller

- Akut dönemde iltihabı olan ve henüz yolu (trakt) olgunlaşmamış makat fistülleri

- İki aydan beri akıntı gelmeyen makat fistülleri

- Crohn hastalığı, bağırsak tüberkülozu, aktinomikoz, ışın tedavisi veya makat kanseri nedeni ile gelişen makat fistülleri

LİFT tekniği: Bu teknik ‘ligation of intersphincteric fistula tract’ ifadesinin kısaltılmasıdır ve dışkı tutma kasları arasındaki fistül yolunun bağlanması anlamına gelir. Bu teknikte iç makat kası (internal anal sfinkter) ile dış makat kası (eksternal anal sfinkter) birbirinden ayrılır ve ardından fistülün iç ağzı ve dış ağzı emilen dikişlerle kapatılır. LİFT tekniği ilk olarak 2007 yılında Tayland’lı kolorektal cerrah Arun Rojanasakul tarafından tanımlanmıştır. İlk yayındaki başarı oranları % 94 civarında iken sonraki yayınlarda başarı oranları % 60-95 arasındadır.

Seton tekniği: Yüksek yerleşimli veya eksternal anal sfinkteri (dış makat kası, dışkı tutma kası) içine alan bir fistül varlığında seton tekniği tercih edilir. Bu teknikte fistülün bağırsaktaki (iç) ve derideki (dış) ağızları arasından bir ip veya lastik geçirilerek bağlanır. Seton tekniğini Hipokrat ilk olarak ‘‘at kılı’’ ile gerçekleştirmiştir. Zaman içinde bu ip veya lastik daraltılarak, eksternal anal sfinkteri (dış makat kası, dışkıyı tutma kası) kademeli olarak fistül boyunu kademeli olarak birkaç hafta ile 6 ay arasında kesmesi beklenir. Seton tekniğinde, nedbe oranı azdır, ancak % 2-30 oranında gaz veya dışkıyı tutamama (inkontinens) gelişebilir. Bu yöntem sonrası başarı oranı % 80-100 civarındadır. Ksahara (alkali bir madde) emdirilmiş kauçuk ile yapılan seton uygulaması ise ‘kimyasal seton’ olarak adlandırılmaktadır.

Fistülotomi veya fistülektomi tekniği: Fistülotomi veya fistülektomi tekniği, aynı zamanda ‘‘lay-open’’ veya ‘‘açık bırakma’’ tekniği olarak ta adlandırılır ve intsersfinkterik fistüllerde tercih edilir. Fistülün bağırsaktaki ve derideki ağızlarını bularak aradaki dokuların kesilmesi ve fistülün kazınması prensibine dayanır. Bu teknik, % 2-20 oranında gaz veya dışkıyı tutamama (inkontinens) komplikasyonuna yol açabileceğinden, eksternal anal sfinkteri (dış makat kası, dışkı tutma kası) içine alan fistüller için uygun değildir. Bu yöntem sonrası nüks oranı % 2-10 arasındadır.

İki aşamalı fistülektomi tekniği: Bu teknik sıklıkla her iki makat kasını da kat eden (transsfinkterik) fistüllerde tercih edilir. İlk aşamada aradaki apse boşaltılır ve apse ile dış makat kası arasındaki ilişki ortadan kaldırılır. Sonraki aşamada fistül yolu (traktı) boyunca seton (ip veya lastik) geçirmek gerekebilir.

Yaranın geç dönem iyileşmeye bırakılması: Fistül yolu (traktı) bir kesi ile çıkartılır ve sonra iç ve dış makat kasları arasındaki (intersfinkterik) makat bezi çıkartılır ve yara açık bırakılır. Bu açık yara günde birkaç kez yapılan pansumanlarla uzun dönemde iyileştirilmeye çalışılır.

Fistülün dikilmesi: Fistül yolu (traktı) kazınarak, fistül ağızları dikiş ile kapatılır. Bu teknikte fistül yolunda (traktı) sıklıkla kan ve iltihap birikir ve böylelikle fistülün tekrarlamasına (nüks) neden olur. Ayrıca, fistüle ait farklı bir yol daha varsa bu anlaşılamaz. Bu teknikte daha ziyade önerilen fistül iç ağzının dikilmesi ve dış ağzının dışarı boşalmaya terk edilmesi yeğlenir.

Endorektal ilerletme flebi: anal fistül tedavisinde endorektal ilerletme flebi tekniği, fistülün iç ağzının bulunarak bu ağzın etrafındaki bölümdeki bir bağırsak bölümünün kaldırılması, fistülün iç ağzının kapatılması ve sonra daha önceden kaldırılmış olan bağırsak bölümünün fistül iç ağzının üzerine kaydırılması veya dikilmesi prensibine dayanır. Bu teknikte 10-14 gün boyunca fistül bölgesine bir dren yerleştirilir. Endorektal ilerletme flebi tekniğinde % 20 oranında gaz veya dışkıyı tutamama (inkontinens) ve % 20 oranında nüks görülür.

Deri kaynaklı adacık flebi ile anoplasti: Nelson ve ark. fistül yolunu adacık flebi ile kapatarak % 80 civarında başarı oranları bildirmektedir.

York-Mason girişimi: özellikle komplike, tekrarlayan ekstrasfinkterik fistüllerde tercih edilir. Beraberinde bağırsağın karın derisine dikilmesi veya stoma (ostomi bağırsak torbası, bağırsak kesesi, ileostomi, kolostomi) gerekebilir.

Öztürk Plu Yöntemi: İhtisas yıllarımda birlikte çalışma imkanı bulduğum şu andada da Özel Osmangazi Hastanesinde birlikte çalıştığım saygıdeğer hocam Doç. Dr.Ersin ÖZTÜRK tarafından bulunan yöntemde hastanın kulak arkasından alınan bir kıkırdak dokusunun özel bir işlemden geçirilerek fistül içine yerleştirilmesi şeklinde kısaca tarif edebileceğim yöntem dünya tıp literatürüne yeni girmiş ollup sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür.

anal fistül ameliyatlarında önemli noktalar nelerdir?

Fistülün iç ağzı bulunmalıdır, fistülün puborektal kas ile ilişkisi araştırılır, fistül kesilirken kas kitlesine en az hasarı vermeye özen gösterilir, yandaş fistül tünelleri araştırılır ve altta yatan hastalıklar araştırılır.

anal fistülnün tedavisini hangi mevsimde yaptırmak avantaj sağlayabilir?

anal fistül ameliyatı sonrasında hekimler sıklıkla makat bölgesine pansuman amacı ile sıcak su içine oturma banyoları önerirler. Oturma banyosu küvet, leğen içinde yapılabilirken, bu amaçla geliştirilmiş gayet pratik klozet içine oturan özel plastik oturma küvetleri bulunmaktadır. anal fistül ameliyatlarından sonra hastalara önerilen oturma banyosu yerine denizde tuzlu su ile banyo yapmak yara iyileşmesi açısından çok yararlıdır. Bu nedenle, makat ameliyatları sonrasında pratikte yaz aylarında uzun süre denizde kalmak, hem hasta konforu, hem de yara iyileşmesi açısından katkı sağlar.

ANAL APSE

Anal apsesi nedir?

Makat bölgesinde içinde iltihap veya cerahat dolu bir kesecik oluşmasına ‘’Anal apsesi’’ denilir. Anal apsesi (anorektal apse, perianal apse, anal apse) % 90 oranında makat bölgesindeki makat kanalındaki (anal kanal) dişli çizgiye (linea dentata) açılan ve ilk olarak 1880 yılında Hermann ve Desfosses tarafından tanımlanan, 4 - 10 adet arasındaki salgı bezinin tıkanması ve iltihaplanması ile gelişir ve % 10 oranında ise kalın bağırsak iltihapları, aşırı ishal gibi durumlar makatta apse gelişmesine neden olabilirler. 1933 yılında Tucker ve Hellwing Anal apsesi durumunda, iltihabın kana karışarak ‘anal sepsis’ adı verilen ölümcül tabloya neden olabildiklerini bildirmişlerdir. 1956 yılında Eisenhammer ise nerede ise makat fistüllerinin tümünün makat kanalındaki bezlerde enfeksiyona neden olduklarını tanımlamışlardır. Anal apsesi, erkeklerde kadınlara oranla 2- 5 kat sık olarak görülür. Makat apselerinin büyük bir çoğunluğunda geçirilmiş olan apse öyküsü vardır, yani makat apseleri tedavi edilmediklerinde sıklıkla tekrarlarlar.

Anal apsesi neden olur?

- Makattaki kıl ve ter bezlerinin tıkanması

- Şeker hastalığı (diyabet)

- Makat çatlağının iltihaplanması

- Cinsel temasla bulaşan makat hastalıkları

- İltihabi bağırsak hastalığı

- Bağırsakta divertikülit

- Pelvik inflamatuvar hastalık (PİD)

- Kortizon içerikli fitil, krem ve merhemlerin kullanımı

Anal apsesinin belirtileri nelerdir?

- Makatta şiddetli ağrı

- Makatta şişlik

- Makattan iltihaplı ve kötü kokulu akıntı gelmesi

- Makat çevresinde kaşıntı

- Kabızlık

- Dışkılama zorluğu

- Üşüme, titreme, halsizlik ve bitkinlik

Anal apsesi kendiliğinden boşalabilir veya cerrahi yöntemle boşaltılabilir ve bu şekilde makattaki ağrı ve basınç hafifler.

Makat apselerinin sonunda mutlaka anal fistül gelişir mi?

Anal apsesi vakalarının yaklaşık % 25-50’sinde, yaklaşık 6 ay içinde anal fistül gelişir ve eğer oluşacaksa beslenme şekli veya özel bazı önlemlerle engellemenin imkanı yoktur. Hangi apsenin fistülleşeceği konusunda bir tahminde mümkün değildir. Eğer makat yanından akıntı 2-3 ay kadar devam ederse anal fistül tanısı konulur.

Anal apsesinin hangi tipleri vardır?

Alçak apseler

  • Perianal: % 40
  • İntersfinkterik: % 40
  • İskiorektal: % 20

Yüksek apseler

  • Supralevator: % 6
  • Submukozal: % 3

İskioanal ve intersfinkterik apselerde nüksü önlemek için bir deri bölümünü çıkartarak apseyi boşaltmak önemlidir. Supralevator apseler ise intersfinkterik apselerin yukarı doğru ilerlemesi, iskioanal apselerin yukarı doğru ilerlemesi ve leğen kemiği içinde gelişen; apandisit, Crohn hastalığı veya bağırsak divertiküliti delinmesi gibi sorunlardan sonra oluşurlar. Supralevator apseler: rektum içerisine, iskioanal çukurdan ve karın boşluğundan boşaltılabilir.

Atnalı apse nedir?

En komplike Anal apsesi türüdür. Makat apseleri intersfinkterik boşluk, iskioanal boşluk veya supralevator boşluktan kaynaklanabilirler. Apsenin boşaltılmasını takiben, seton uygulaması yapılabilir.

Bartolin apsesi nedir?

Bartolin bezleri vajina olarak adlandırılan kadınlık organının (hazne) her iki yanında yer alan ve vajina girişinde kızlık zarının önüne açılan bezlerdir. Cinsel ilişki sırasında kayganlığı sağlayarak, cinsel teması kolaylaştırma görevini yürütürler. Bartolin (Bartholin) bezlerinin tıkanması, ‘’Bartolin kistine’’ ve bu kistin iltihaplanması da ‘’Bartolin apsesine’’ yol açar. Bu sorun sık olarak, 20-30 yaş arasındaki kadınlarda görülür ve hazne (vajina) kenarında (vulva bölgesi), bezelye büyüklüğünden yumurta büyüklüğüne kadar şişlikler belirir. Sıklıkla bel soğukluğu (gonore) yada frengi (sifiliz) hastalığı nedeniyle olur. Bu durumda sıklıkla bir enjektör ile bu şişlik boşaltılır ve antibiyotik tedavisi uygulanır, ve apse cerrahi yöntemle boşaltılıp, bu boşluğa bir dren yerleştirilip 2-4 hafta kadar yerinde bırakılabilir. Çoğu zaman tekrarlayan Bartolin apselerinde altta yatan bir anal fistülnden veya Anal apsesinden şüphelenmek gerekir. Aynı zamanda, Bartolin apseleri rekto-vajinal fistül adı verilen soruna neden olabilirler ve bu durumda kadınlık organından (hazne, vajina) dışkı gelmesine neden olur.

Anal apsesinin tedavisi nasıl yapılır?

Anal apsesi, makatın yanındaki cilde yapılan bir kesi ile cerahatin dışarıya boşaltılması (drenaj işlemi) ile tedavi edilir. Bazen bu işlem sırasında cerahatin rahatlıkla boşalması için cildin küçük bir kısmı da çıkartılır. Büyük ve derin apseler mutlaka ameliyathane koşullarında ve narkoz (genel anestezi) altında boşaltılırken, yüzeysel olan apseler bazen uyuşturularak (lokal anestezi ile) boşaltılabilir. Apsenin boşaltılmasını takiben sıklıkla, apse boşluğuna kauçuk, silikon veya penroz olarak adlandırılan drenler yerleştirilir. Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen makat ağrısı, tedavi sonrasında ağrının artması, ateş, titreme, idrar yapmada zorluk, aşırı kabızlık, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtiler varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Anal apsesi tedavisinde tek başına antibiyotik yeterli midir?

Antibiyotiklerin Anal apsesi boşluğuna ulaşmadığı bilinmektedir, bu nedenle Anal apsesinin tedavisinde tek başına antibiyotik tedavisi yeterli değildir. Anal apsesi tedavisinde cerrahi boşaltma (drenaj) yapıldı ise, rutin olarak antibiyotik kullanılmaz, ancak makat derisinde ödem (sellülit) belirlenmesi durumunda antibiyotik verilir. Ayrıca, şeker hastalığı (diyabet), Crohn hastalığı, kemoterapi alan, nakil yapılmış olan bağışıklık düzeyi düşük hastalar yatırılarak antibiyotik verilir.

Anal apsesi tam olarak ne kadar sürede iyileşir?

Anal apsesinin boşaltılması ile birlikte en geç 24 saat içinde yakınmalar nerede ise tamamen kaybolur, ancak apse boşluğunun tam olarak iyileşmesi 3-5 hafta kadar zaman alır.

Hastalar Anal apsesi boşaltıldıktan sonra ne zaman işe geri dönebilirler?

Hastaların işe çoğunlukla işlemin ertesi günü dönebildikleri, ama bazı kişilerde bu sürenin birkaç güne dek uzayabildiği bilinmektedir. Bu dönem zarfında hastalara oturma banyosu önerilir. Hastaya bu dönemde, posalı yani liften zengin bir diyet şekli (bakla, bezelye, fasulye, nohut, mercimek vb.) önerilir. Bu durumda hastaların aktif günlük yaşantılarını konforlu bir şekilde devam ettirebilmeleri ve çamaşırlarının kirlenmesini önlemek için bir süre pet kullanmaları gerekebilir.

Anal apsesinin tekrarlaması durumunda ne düşünülür?

Makat apselerinin tekrarlaması durumunda apsenin tam olarak boşalmadığı ve altta yatan bir anal fistülnün varlığı düşünülür. Ayrıca, bir kıl dönmesi (sinüs pilonidalis, pilonidal sinüs, pilonidal kist) ve ter bezi iltihabı (köpek memesi, hidrozadenitis süpürativa) varlığında da Anal apsesi gelişebilir.

Anal fistül tedavisinde en garantili yöntem hangisidir?

Size geçmiş olsun. Öncelikle, nerede ise hiçbir hastalıkta kesin iyileşme garantili tedavi olması mümkün değildir. Burada ameliyatsız tedavi veya ameliyat ile ‘’anal fistülne son’’, ‘’anal fistül için kesin çözüm’’, ‘’anal fistül için garantili tedavi’’, ‘’anal fistül’ne paydos’’, ‘’anal fistül için kesin tedavi’’ gibi bir gerçek maalesef mümkün değildir. anal fistül tedavisinin, bazı komplikasyonları ve % 2-30 oranında başarısızlık durumu (nüks sorunu) mevcuttur. anal fistül tedavisi Genel Cerrahi Uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Bağırsak ve makat hastalıkları üzerine yoğunlaşan Genel Cerrahlara proktoloji uzmanı, kolorektal cerrah, proktolog ve bu bölüme ise proktoloji veya kolorektal cerrahi adı verilir.

Duyurular

Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.



Op.Dr. Ersoy Taşpınar

Bu Web Sitesindeki içerikler Tamamiyle Bilgilendirme Amaçlıdır. Gerçek Doktor Kontrolünün Ve Muayenesinin Yerini Tutamaz.

SOSYAL MEDYA:

    

İletişim Bilgilerimiz

Lütfen daha iyi bir hizmet için bilgi almak istediğiniz konularda bizimle irtibata geçin:
 info (@) ersoytaspinar.com.tr
  +90.224.970.01.01
 +90.224.970.01.23
 Bursa Web Tasarım