Diyabet Cerrahisi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Diyabet cerrahisi hastalığı sadece Tip 2 diyabet rahatsızlığı olan hastalara yapılan bir operasyondur. Diyabet Cerrahisi Ameliyatının yapılma amacı hastanın kendi vücudundaki bulunan insülinin yeterli bir şekilde kullanabilme olanağını oluşturabilmektir. Diyabet Cerrahisi Ameliyatı ile pankreasın işlevini sağlıklı bir şekilde yapması göz önünde bulundurulmakta ve pankreasın kendisine herhangi bir müdahale söz konusu olmamaktadır.

Diyabet Cerrahisi Tip 2 Diyabet Hastaları İçin Metabolik Cerrahi Ameliyatları

Tip 2 diyabet hastaları günlük yaşamlarında öncelikli olarak klasik tedavi yöntemleri ile tedavi edilirler. Bu hastalığa maruz kalan kişiler güncel yaşamlarında oldukça zorlanırlar. Bunun nedeni metabolizmalarının yorgun ve bitkin düşmesidir. Sürekli almaları gereken ilaçları ve bu ilaçların ister istemez oluşan yan etkileri vardır. Sürekli kullanılan bu ilaçların istenmeyen yan etkileri ve pankreastaki insülin depolarını bitirici etkileride vardır.

Kullanılan ilaçlara rağmen hastalık ilerlerse, bu ilaçlar hastalığı tam olarak kontrol altında tutamazsa ve hastalık sonrası oluşan zaman kaybı nedeniyle gözde, böbreklerde sinir uçlarında hasar başlarsa cerrahi tedavi düşünülmesi gerekir ancak ileri derecede gelişen komplikasyonlar bizim yapacağımız operasyonlarda işimizi zorlaştırmakta ve ameliyatın başarısını olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle çok ileri düzey komplikasyonlar gelişmeden cerrahi uygulanmalıdır.

Diyabet Cerrahisi Ameliyatına Nasıl Karar Verilir?

Hastanın insülin rezervlerine bakılarak gerekli olan tahlil ve tetkik sonrasında hasta operasyona uyumlu mudur değil midir karar veririz. İnsülin rezervlerinin korunmuş olmasının büyük önemi vardır. Hasta ilaç kullanıyor olsa bile hala şekeri yüksekse, kontrol altına alınamıyorsa ve hastanın yaşı 18 ila 65 yaşları arasında ise hekim ameliyata karar verebilir.

Tip 2 diyabet Ameliyatlarında Risk Söz Konusu Mudur?

Tip 2 diyabetin ne kadar ilerlediği ve hangi organda ne kadar hasar verdiği iyi değerlendirilmelidir. Doktor bunun için hastanın hikâyesini iyi bilmeli ve durumunu iyi okumalıdır. Ekibi ile birlikte gerekli tahlil ve tetkikleri iyi analiz etmeli ve ona göre operasyona karar vermelidir. Tip 2 diyabetin bir hayli metabolik problemleri vardır. Ekip olarak bunlar riskleri ile tartışılır ve ona göre bir değerlendirme yapılarak operasyona karar verilir.

 Tip 2 diyabet hastası olup da ameliyat olamayan hastalar kimlerdir?

Tip 2 diyabet hastası olup da operasyon yapamadığımız hastalar elbette mevcuttur. Tip 2 diyabet hastalarının guruplara ayırıyoruz. Bunlardan;

• VKİ diye tabir ettiğimiz vücut kitle indeksi 30 un altında görülürse doktor operasyon yerine başka tedavilere yönelecektir. Çünkü VKİ 30 un üzerinde olan diyabet hastaları için ameliyat başarılı bir yöntemdir.
• Hastanın insülin kullanımı; hastaya özel bir değerlendirmenin yapılması sonrasında operasyon için karar verilmektedir.
• Hastalık süresince şayet hastanın organları hasra görmüş ve ciddi bir tahribat söz konusu ise uzman doktor ameliyatı riskli görebilir. Örneğin böbrek yetmezliği bunun için önemli bir sebeptir.
• Kroner bypass geçirmiş hastalar, kalp krizi geçirmiş hastalarda şayet pankreas rezervleri bitmiş ise insülin üretimi yapmıyor ise operasyon yapılmaz. Pankreas hasar görmemişse bu tür hastalara da ameliyat yapılabilir.
• Aşırı protein kaybı özelliklede böbrek yetmezliğinde hasta diyalize girse de girmese de oldukça ciddi vaka sebebidir. Bu nedenle operasyon yapılamaz.
• Klasik tedavi yöntemleri ile şeker hastalığı kontrol altında tutulabiliyorsa ameliyata gerek yoktur.

Diyabet Cerrahisi

 

Diyabet hastalığı günümüzde sayısı oldukça artan ve insan vücudunda neden olduğu komplikasyonlar sebebiyle de halk arasında tehlikesi artık herkes tarafından bilinen bir hastalıktır. Aşırı şekerli ve yağlı gıda tüketimi beraberinde egzersiz eksikliği ile başlayan obezite, diyabet hastalığı için ciddi bir risk faktörüdür.

Diyabet hastalarının aşırı kilo almamaya özellikle dikkat etmeleri ve hastalıklarını sağlıklı bir beslenme düzeni temeline dayanan doğru bir diyet ile kontrol altına almaları gerekmektedir.

Obezite cerrahisi olarak da adlandırılan diyabet cerrahisi, yaklaşık 50 yıldır ülkemizde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Tip 1 diyabet hastalığı tedavisi haricinde cerrahi, tüm tedavi yöntemlerinden daha etkin bir metot olarak karşımıza çıkmaktadır. Diyet ve egzersiz ile kilo vermekte zorlanan ve vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olup tedavi edilebilen grup olan Tip 2 diyabet hastaları için diyabet cerrahisi kaçınılmazdır. Söz konusu hastalar, cerrahi yöntem uygulaması neticesinde sadece diyabet hastalığını değil; aynı zamanda kolestrol ve tansiyon yüksekliği nedeniyle kullandıkları ilaçları da bırakabilecek seviyeye gelebilmekte ve yaşam kalitelerini yükseltebilmektedir.

Şeker hastalığını tetikleyen kilo sorunu ortadan kalktığında, otomatik olarak diyabet hastalığının da ortadan kalkacağını ifade etmektedir. Tüm diyabet hastalarına olmasa da büyük ve önemli bir kısma umut olan bu yöntem, kilo kaybının sağlanması ile başlamaktadır. Şeker hastası bir kişinin obez olması ve bu hastalığın önüne ilaç tedavisi veya diyetle geçilememesi durumunda bu hasta, genel olarak cerrahi müdahaleye uygun bir kategoridedir. Şeker hastalığı tedavisinde temel amaç, kan şekerinin uzun dönemli ve sürekli olarak normal seviyelerde kalmasını sağlamaktır.

Tip 2 diyabette tedavisinin ilk basamağı olarak; yaşam tarzında değişikliklere gidilerek beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, uygun bir egzersiz programı, ağızdan alınan ilaçlar ve gerektiğinde uygun dozda insülin enjeksiyonları ile hastalık kontrol altında tutulmaya çalışılır. İnsülinin normal işlevini yerine getiremediği bu direnç tablosunda sindirim sistemi kaynaklı direnç hormonları, hücreleri etrafını sararak insülinin hücre içine girişini engellemektedir.

Diyabet ameliyatları yani obezite ameliyatlarında mideye tüp takarak veya mide katlama yapılarak hastanın vücut kitle indeksinin istenen seviyelere çekilebileceğini dolayısıyla da insülinin hücrelere girişini engelleyen duvarın yıkılabileceğini belirtmektedir. Bunun sonrasında hastaların şikâyet ettiği tüm diyabet rahatsızlıkları ortadan kalkacak, yıllarca kullanmak zorunda kaldıkları ilaçları artık çöpe atabileceklerdir. Bu yöntemler metabolik cerrahi olarak da adlandırılabilir.

Metabolik cerrahi yöntemi ile diyabet hastalarının yaşamları karşısındaki en büyük tehditlerden biri olan organ hasarlarının önüne geçmek mümkün olmaktadır ki tek başına ilaç tedavisinin bu konuda yeterli olmadığı bilinen bir gerçektir. Obezite hastalığının yanında diyabet hastalığı olanlar için en ideal yöntemin diyabet cerrahisi olduğu uzmanlar tarafından kabul edilmektedir. İnsülin tedavisine rağmen şekeri düşmeyen ve gittikçe yükselen hastalar için en ideal yöntem olan diyabet ameliyatı, Türkiye’de birçok başarılı diyabet cerrahisi uzmanı tarafından gerçekleştirilmektedir.

Medicana Bursa Hastanesi, bu alanda verdiği sağlık hizmeti ile birçok diyabet hastası kişinin diyabet cerrahisi yöntemi ile tedavi olmasını sağlayarak diyabet beraberinde birçok metabolik sorunun da ortadan kalkmasını sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması, yüksek kolestrol ve yüksek tansiyon bunların başında gelmektedir. Ayrıca diyabet cerrahisi, yine insülin direncinin temel sebeplerden biri olarak karşımıza çıktığı kalp krizi riskinin de önemli ölçüde önüne geçmektedir.

Şeker hastası iseniz; diyet, egzersiz ve ilaç tedavisi ile kan şekerinizdeki dalgalanma ve yükselişin önüne geçemiyorsanız; hepsinden önemlisi de şeker hastalığının zaman içerisinde vücudunuzda ve organlarınızda yaratacağı tahribatın önüne geçmek istiyorsanız diyabet cerrahisi ile tedavi, sizin için kaçınılmazdır. Diyabet cerrahisi ile tedavi olmaya karar verdiyseniz öncelikle diyabet cerrahisi uzmanınızı iyi seçmeniz gerekmektedir.

Metabolik Cerrahi ve Diyabet Cerrahisi Ameliyatları

Metabolik ve diyabet cerrahi ameliyatları kanunlar gereği tam donanımlı,3 basamak yoğun bakım imkanları olan, endoskopi ünitesi olan, bünyesinde gerektiğinde her türlü branşın olduğu hastanelerde yapılabilmektedir. Lütfen ameliyat olmadan önce ameliyat olacağınız hastaneyi araştırınız. 

Biz ameliyatlarımızı BURSA'DA  MEDİCANA BURSA HASTANESİNDE gerçekleştirmekteyiz.

Diyabet cerrahisi ilk ne zaman ortaya çıktı?

Diyabet Cerrahisini bu kadar gündeme getiren asıl kişi ise Prof. Dr. Francesco Rubino oldu, kendisi gerçekten bu alanda ciddi akademik çalışmalar yaparak obezite ameliyatlarının Tip2 diyabet üzerinde nasıl düzelme meydana getirdiğini açıklığa kavuşturmaya çalıştı. Bu gün hala dünyada bu alanın önderliğini yapmaya devam etmektedir. Kendisi ve bu alanda çalışmalar yapan birçok araştırmacı ile birlikte ilk kez 2007 yılının sonunda İtalya, Roma da 1. Diyabet Cerrahi Zirvesini, 2011 yılında ise ABD, New York da 2. Diyabet Cerrahi Zirvesini yaparak akademik dünyayı bir araya getirdi. En son olarak da 2015 yılında İngiltere, Londra da 3. Diyabet Cerrahi Zirvesini gerçekleştirerek tüm verileri bir araya toparlanarak 2016 yılı içerisinde Diabetes Care dergisinde bu alanla ilgili bir konsensus raporu yayınlandı.

Tip 2 Diyabet tedavisinde Metabolik Cerrahi’nin yeri

 Tip 2 diyabet hastalarındaki İnsülin Direnci’nin, hem hücre öncesi hem de hücre içi bileşenleri vardır. Bu tabloda; özellikle sindirim sistemi kaynaklı direnç hormonları, tıpkı bir “zırh” gibi hücrelerin etrafını sarar ve insülinin hücre içine girişini engelleyerek kilit rol oynarlar.

Metabolik Cerrahi uygulamaları neticesinde, sindirim sistemi kaynaklı direnç hormonları söner. Hücrenin etrafındaki bu “zırh” açılır ve insülin kolaylıkla hücre içine girer. Benzer şekilde ameliyattan 2-3 ay sonra; yağ, protein metabolizması, karaciğer yağlanması ve hasarı da düzeldiği için hücre içi sinyal iletim mekanizmaları da tersine döner.

Sonuç olarak Metabolik Cerrahi uygulamaları sonrası hastaların kan şekerlerinin, kolesterol ve trigliserid seviyelerinin yanı sıra; tansiyon yüksekliği, kilo fazlalığı, karaciğer yağlanması, göz-böbrek hasarı ve ayak yaraları gibi sorunları da tek bir operasyon ile giderilmiş olur. 

Kimler Metabolik Cerrahi için adaydır?

  • Uygun tedaviye rağmen kan şekerini kontrol altına alamayan hastalar
  • Göz, kalp, böbrek, karaciğer, ayaklar gibi organ hasarı belirti ve bulguları yaşamakta olan hastalar
  • Ciddi kilo problemi olan hastalar
  • Halen kendi kendine belli bir miktarda da olsa insülin salgılayabilen kişiler 

Duyurular

Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.


Op.Dr. Ersoy Taşpınar Genel Cerrahinin içerdiği tüm konularda (meme hastalıkları, tiroid hastalıkları, yemek borusu hastalıkları, mide-barsak hastalıkları, karaciger-safrakesesi-pankreas-dalak hastalıkları, hemoroidal hastalıklar,kasık fıtığı-ameliyat yeri fıtığı-mide fıtığı hastalıkları,kıl dönmesi hastalığı, apandisit) deneyimli kadrosu ile son teknolojik olanaklarla tanı koymakta ve tedavi etmektedir.



Op.Dr. Ersoy Taşpınar

Bu Web Sitesindeki içerikler Tamamiyle Bilgilendirme Amaçlıdır. Gerçek Doktor Kontrolünün Ve Muayenesinin Yerini Tutamaz.

SOSYAL MEDYA:

    

İletişim Bilgilerimiz

Lütfen daha iyi bir hizmet için bilgi almak istediğiniz konularda bizimle irtibata geçin:
 info (@) ersoytaspinar.com.tr
  +90.224.970.01.01
 +90.224.970.01.23
 Bursa Web Tasarım